Van Gölü’nde birden fazla dalış gerçekleştiren Gazeteci ve Su altı fotoğrafçısı Mehtap Akbaş Çiftçi ve Su Altı Fotoğrafçısı Tahsin Ceylan, dünyanın en büyük mikrobiyalitlerine sahip Van Gölü’nü bu sefer Hürriyet Seyahata taşıdı.
Yazın son demlerini yaşadığımız şu günler dalış açısından da güzel ve doğru zaman. Çünkü berraklık çok iyi ve su sıcaklığı hâlâ yüksek. Mercanlardan batıklara renkli bir deniz yaşamını izlemek isteyenler için Türkiye’nin birbirinden güzel ve farklı zorluk derecelerindeki dalış noktalarını derledik.

Tokmaklar /
Ayvalık
Kırmızının en güzel tonu
Kırmızı mercanları görebileceğiniz ender yerlerden. Kuzey Ege ekosistemine özgü
akıntıların sağladığı besleyici elementlerin çokluğu, dip yapısını canlı
türleri açısından zenginleştiriyor. Tokmaklar da Ayvalık’ın 60 dalış
noktasından biri. ‘Paramuricea clavata’ adı verilen mercanları en bol bu
bölgede görebilirsiniz. 30 metreden 50 metrelere kadar inen bölge oldukça
zengin bir biyoçeşitliliğe sahip. Istakoz, müren, mercan kolonileri
görebileceğiniz bazı türler.
Altınsaç / Van
Dünyanın en büyük mikrobiyaliti
Van Gölü son dönemde yıldızı parlayan önemli dalış noktalarından… Ekolojik ve
arkeolojik açıdan önemli bir hazine. ‘Mikrobiyalit’ Van Gölü’nün en önemli
ekolojik değerlerinden biri. Bu aslında bir tür mercan! Göldeki çatlaklardan
çıkan kalsiyum ve zengin sularla oluşan mikrobiyalitler, siyano bakterilerle
birleşerek bu muhteşem görüntüleri ortaya çıkarıyor. Geçen yıl dünyanın en
büyük mikrobiyalitini 23.3 metreyle Altınsaç’ta keşfettik ve görüntüledik.
Yaklaşık 70 bin yaşında olduğu tahmin edilen bu muhteşem yapı, derinlerde
heybetiyle büyüleyen ulu bir dağı andırıyor.

Küçük Reef / Bodrum
Balık sürülerinin resmi geçit alanı
Bodrum’un en az kendi kadar ünlü dalgıç hikâyeleri var. Burası antik çağdan
beri bir deniz süngeri merkeziydi. Bodrum’daki Küçük Reef bir sualtı tutkununun
dalmak istediği noktaların başında geliyor. Su altı faunası, florası açısından
son derece zengin olan bölgede barakuda ve akya sürülerini resmi geçit yaparken
izleyebilirsiniz. Küçük Reef her seviye için uygun bir lokasyon. 5 metreden
başlayan derinliği 32 metreye kadar ulaşıyor.

Değirmendere / Kocaeli
Marmara’da denizaltı diyarına yolculuk
Marmara Denizi’nin canlılık açısından en zengin noktalarından biri İzmit
Körfezi’ndeki Değirmendere. Özellikle denizatlarını görüntülemek isteyen sualtı
fotoğrafçılarının favorisi. Su sıcaklığı ve berraklık Ege ve Akdeniz kadar
konforlu olmasa da görecekleriniz kesinlikle tüm zahmetlere değecek. Özellikle
makro fotoğraf tutkunları için vazgeçilmez bir dalış noktası. Değirmendere’nin
diğer görülmesi gereken dalış noktasıysa 17 Ağustos Marmara Depremi’nde sular
altında kalan ve adeta bir açık hava müzesine dönüşen batık şehir.

Monem Batığı / Çeşme
Sualtındaki canlıların demirden evi
Derinlerinde gizlediği tarihi batıklarla ev sahipliği yaptığı canlılar bu
dalış noktasını özel ve önemli kılıyor. Çeşme’nin
en önemli batığı Monem… 75 metre uzunluğundaki batık, ‘Derindeki demir ev’
olarak da adlandırılıyor. Yaklaşık 18 metre derinlikteki Monem ülkemiz
sularındaki en zevkli batık dalış noktası.
Kanyon / Kaş
Her seviye dalgıç için
Kaş, hiç şüphesiz Türkiye’nin en popüler dalış noktası… Gerek 12 ay yüksek su
sıcaklığı gerekse berraklığı popüler olmasındaki en önemli nedenler. Çok sayıda
dalış noktasıyla her seviyeye hitap eden Kaş’ın en gözde noktası Kanyon…
Büyük bir dağın zirvesinden süzüldüğünüzü hissettiren bu noktanın derinliği 42
metre. 6 metreden 22 metreye, oradan da 42 metreye inebileceğiniz Kanyon’da
mavinin her tonunu görüyorsunuz. 20’nci metrelerde kanyonun kum-kaya zeminine
ulaşıyorsunuz. Burada, hemen dipteki mini mağaranın karanlığını mesken edinen
sünger, tüplü formlar, anemon, yengeç gibi kabuklular bolca görülebilir. Daha
derinlerde, kanyonun büyüleyici güzelliğine bir de batık ekleniyor. 30-42 metre
derinlikteki batığa ‘pamuk batığı’ deniyor.
