
FERİT GÜMÜŞ (GAZETECİ-YAZAR)
Değerli okurlarım, malumunuz Dünyanın başına bela olan covid-19 hastalığının ortaya çıkmasının üzerinden 1 yıl geçti ve milyonlarca can alıp gitti.
Hala da almaya devam ediyor.
Tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok ciddi kayıplar oldu ve gittikçe risk artarak devam ediyor.
Peki covid-19 belasına karşı yeterince önlem alındı mı?
Alınan önlemleri yeterli ve doğru buluyor musunuz?
Maske, mesafe ve hijyen kuralı hayatın normale dönmesi için yeterli mi?
Günümüzde geldiğimiz noktaya baktığımızda alınan tedbirlerin yeterli olmadığını görmekteyiz.
Kısmi sokağa çıkma yasakların olması, şuan ki tabloya baktığımızda virüsü durdurmadığını, sadece ertelediğine şahit oluyoruz.
Demek ki maske, mesafe ve hijyen ile mücadele vermek yeterli değilmiş.
Karantina şart!!!
Anlaşılıyor ki şimdiye kadar alınan önlemler virüsü bitirmez sadece yavaşlatır.
Elbette ki çok önemlidir ve her daim hijyen kurallarına dikkat etmemiz gerekir. Lakin şuan önümüzde duran tablo için yeterli değildir.
Maskeye gelince ya gerektiği gibi doğru dürüst takılmıyor ya da uzun süreli takılıp daha çok risk oluşturuluyor.
Bir maskeyi sabahtan akşama kadar değiştirmeden takmak ne kadar faydalı olabilir ki?
Hiç…
En başından beri sadece yaşlılara ve 20 yaş altı genç ve çocuklara uygulanan sokağa çıkma yasakları, akabinde hafta sonları çıkma yasaklarının covid-19 virüsünü bitirmediğini, sadece ertelediğini günümüzdeki karşılaştığımız tablo ortaya sermektedir.
Yine önlemlerin sonuç vermediği bu kadar açık olmasına rağmen aynı yol ve yöntemlerin ısrarla izlenilmesi ise anlaşılır gibi değil…
Peki nasıl bir yol izlenmeli ve ne tür bir tedbir alınmalıdır?
Yaptığım araştırmalar sonucu edindiğim bilgilere göre virüsün ortadan kalkması için öncelikle 14 günlük karantinanın tüm ülkede uygulanması ve bu karantina sürecinde cadde ve sokakların dezenfekte edilmesi gerekir. Aksi takdirde kısmi sokağa çıkma yasağının uygulanması ve yarım yamalak takılan maskelerle virüsten temizlenmek hayalden öteye geçmeyecektir.
Gittikçe artan vakalar ve akabinde can kayıplarının çoğalması, gelecek için umut vadetmiyor. Tam tersi daha çok korkutuyor. Onun için yarınlara umutla bakmak istiyorsak bugünümüzden feragat edip sıkı tedbirler almalıyız.
Hem biz vatandaşlar olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Hem de yetkili merciler tarafından biran önce gerekli önlemlerin alınması gerekir. Yoksa daha çok canlarımızı yitireceğiz.
